21 Ocak 2018 Pazar

Yaşamak Kadar Özgür 1

Yaklaşık bir senedir kamptayız. Çocuklar uslu durup eve çıkma hakkı kazandıklarını zannediyorlar. Kendilerine kötülük yapan, paylaşmayı bilmeyen, itip kakan çocuklar kampta kalmaya devam ediyor.

Çille dönemi kapanıyor. Acizlik imtihanı yerini nimetlere bırakıyor.

Kamp yetkilileri ile anahtarı aldığım Çarşamba gününden beri görüşüyor, bir an evvel çıkmak istediğimi her görevli değişiminde yeni gelen görevliye söylüyorum. Eşyaları Türk arkadaşlar çoktan halletti. Anahtarı aldığım gün arıyorum. Bir gün sonra ikinci el eşyalarım geliyor..

Elektrikler açılana kadar temizliği bitiriyorum. Tek yapılması gereken kamptaki eşyaların eve taşınması.

Defalarca söylememe ve aradan iki gün geçmesine rağmen Müdire hanım taşınma için acele ettiğimi söylüyor. Bu zamana kadar her kapıyı tıklayana Güler yüzle hizmet vermelerinden anladığım sabrı çok bu insanlar, benim sabırsızlığımı anlayamıyor..

Saat 14.00 deki toplantıda bunu konuşacağız diyorlar. Yarım saatlik toplantı bitiyor bana haber gelmiyor. Tek istediğim bir saat verilmesi. O saate hazır olmaya çalışacağım. Bugün taşıyamayıp deseler ona da razıyım. Bir plansızlık var farkediyorum..

Kapıya gidiyor ve hiç istemesemde tıklıyorum. Hazır mısın deyince şaşırıyorum. Evet diyorum odamı toparlamak için sadece on dk verin.

Bu arada ricam ile Afgan gençler tüm eşyaları kapı önüne taşıyorlar.  Tek tek tüm kapılara gidip helallik alırken dua ediyor ve ağlamaktan kendimden geçiyorum. Bir Pozitif karşısında 34 kapıdan negatif enerjiler yükseliyor. Müslümanların bu hali yüreğime işliyor, canımı yakıyor..

Tüm işlerim bitip aşağıya inene kadar küçük oğlum kapı önünde eşyalara uzanmış uyuyor. Üzerine ‘dikkat kırılır’ yazasım geliyor. Kampın yaramaz Çocukları 👫👭👬 elele verip çoktan eşyaları karıştırmaya başlamışlar.. Oğlanı kucağıma aldığım gibi eşyaların başında beklemeye duruyorum.

Hazır mısın sorusunun üzerinden iki saat geçiyor.💆🏼‍♀️Bir afganlı komşum çay 🍵 diyor. Ben evet deyince yanında tatlı çaylar geliyor. Bugüne kadar hiç yapmadığım çaylı merdiven sohbetimiz başlıyor. Gün içinde kendisiyle müşerref olamadığım kadim dostumu içtikçe son komşuluğa teşekkür ediyorum.

Hiç bir önemli işi olmadığı halde sırayla iş yapma derdinegiren görevli sallana sallana aşağı iniyor..
Evet büyük an eşyalar minibüse yerleştiriliyor...

Arkası yarın..

2 yorum: